"zamanın eli değdi bize,
çoktan değişti her şey..
aynı değiliz ikimiz de..
zaaflarına bir gece,
"hata"larına bir nilüfer;
sevgisizliğine bir kalp verdim..
artık geri ver, geri veremezsin aldıklarını..
artık geri ver, geri verilmez hiçbir yanılgı..
yokluğuma emanet et sen de benden kalanları.."
***
demiş murathan mungan.. hem iyi etmiş, hem etmemiş.. =/
3 Eylül 2009 Perşembe
1 Eylül 2009 Salı
tik tak
günün bu saatlerinden nefret kere nefret ediyorum. yaşadığım kasveti anlatamam. bir süre daha nefret ederim sanırım(sorma neden), geçer herhalde sonra.
hoffffff.
hoffffff.
yaşamak istememek
ben böyle bir insan değildim. mutsuz olmaya yatkın ve çabuk morali bozulan bir insandım belki tamam ama her dakika mutsuz değildim böyle. hüngür hüngür ağlarken, bir dostumun söylediği bir şeye aniden katıla katıla gülebiliyordum eskiden. deneyimler, yaşantılar, başıma gelenler.. böyle mutsuz, hayattan beklentisi kalmamış iğrenç bir kadına dönüştüm en sonunda.
peki çıkışı nedir bunun? başıma gelecek şeyleri seçemiyorum; başıma gelen şeyler o kadar ağır ki artık taşıyamıyorum da..
ne yapmam lazım? aklıma ölmek geliyor hep. bunal, bunal, sıkıl, hayal kırıklığına uğra.. nereye kadar? en güzel çözüm ölmek değil midir? hayır diyen kendini kandırıyor, söyleyeyim. düşünsenize, bunların hepsi bir anda bitiverecek. sonsuz bir yokluk. az evvel vardım ve üzgündüm misal, şu dakika ölsem artık yokum ve üzgün de değilim. şahane.
saçmaladığımı düşünen tüm denyolara kafa atmak istiyorum. eninden sonunda hayat sürekli hayal kırıklığı yaşamaksa, neden devam ediyoruz, neden sürekli kendimizi perişan ede ede yaşıycam diye kasıyoruz anlamıyorum gerçekten. nedir yani? her şeyin sonunda "and they live forever together" filan mı olacak sanıyoruz acaba? çok zor ihtimal. ya da bütün çektiklerimizin bir mükafatı olacak, gün gelecek devran dönecek ve biz bu sıkıntıları atlatıp mutlu olucaz mı sanıyoruz? yok öyle bir şey. biz hep çektiğimizle kalıcaz, daha da beterleri olacak belki. kimse de bize olanlar yüzünden kahrolmayacak, ay ben bi bok yedim, haksızlık ettim yeaa" demiycek. çok net.
bence alayımız salağız. önümüze konan, tadı tuzu olmayan, hatta berbat taddaki bir yemeği, içinden sürekli kıl, sümük, bok püsür çıkmasına rağmen yemeye devam ediyoruz. tabağı ittirip masadan kalkmayı yani ölmeyi kimsenin götü yemiyor.
şimdi ben bunları yazdım diye kendime bir şey yapacağımı sanmasın kimse. benim de götüm yemiyor sofradan kalkmaya. ben sadece mevzuya uyanmış olan tayfadanım. götüm yemediği sürece de kalkıp gidemem masadan, rahat olun.
böyleyken, böyle.
peki çıkışı nedir bunun? başıma gelecek şeyleri seçemiyorum; başıma gelen şeyler o kadar ağır ki artık taşıyamıyorum da..
ne yapmam lazım? aklıma ölmek geliyor hep. bunal, bunal, sıkıl, hayal kırıklığına uğra.. nereye kadar? en güzel çözüm ölmek değil midir? hayır diyen kendini kandırıyor, söyleyeyim. düşünsenize, bunların hepsi bir anda bitiverecek. sonsuz bir yokluk. az evvel vardım ve üzgündüm misal, şu dakika ölsem artık yokum ve üzgün de değilim. şahane.
saçmaladığımı düşünen tüm denyolara kafa atmak istiyorum. eninden sonunda hayat sürekli hayal kırıklığı yaşamaksa, neden devam ediyoruz, neden sürekli kendimizi perişan ede ede yaşıycam diye kasıyoruz anlamıyorum gerçekten. nedir yani? her şeyin sonunda "and they live forever together" filan mı olacak sanıyoruz acaba? çok zor ihtimal. ya da bütün çektiklerimizin bir mükafatı olacak, gün gelecek devran dönecek ve biz bu sıkıntıları atlatıp mutlu olucaz mı sanıyoruz? yok öyle bir şey. biz hep çektiğimizle kalıcaz, daha da beterleri olacak belki. kimse de bize olanlar yüzünden kahrolmayacak, ay ben bi bok yedim, haksızlık ettim yeaa" demiycek. çok net.
bence alayımız salağız. önümüze konan, tadı tuzu olmayan, hatta berbat taddaki bir yemeği, içinden sürekli kıl, sümük, bok püsür çıkmasına rağmen yemeye devam ediyoruz. tabağı ittirip masadan kalkmayı yani ölmeyi kimsenin götü yemiyor.
şimdi ben bunları yazdım diye kendime bir şey yapacağımı sanmasın kimse. benim de götüm yemiyor sofradan kalkmaya. ben sadece mevzuya uyanmış olan tayfadanım. götüm yemediği sürece de kalkıp gidemem masadan, rahat olun.
böyleyken, böyle.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)